Select Page

Sade Yaşam Felsefesi ve Sade Yaşam Tarzı İçin İpuçları

Sade Yaşam Felsefesi ve Sade Yaşam Tarzı İçin İpuçları

Sade Yaşam felsefesi ve sade yaşam tarzı İçin İpuçları içeren bu yazımız bu konuya ilgi duyan ancak yaşam koşulları nedeni ile gerçekleştirme fırsatı bulamayanlara küçük tütolarla yol göstermeyi amaçlıyor.

Sadelik güzelliktir, sade güzeldir… Herkes tarafından kabul görecek bir anlayış olmasına rağmen maalesef hayatın koşturmacası ve günümüz yaşam koşulları, basit ve sade yaşam felsefesini hayatımıza uyarlayabilme fırsatı bırakmıyor. Peki, günümüz yaşam koşullarında sade ve basit yaşayabilmenin hiç mi yolu yok? Diye siz de benim gibi bu konuya kafa yoranlardansanız, gelin birlikte neler yapabileceğimize bir göz atalım.

Sade yaşam sürmek, şehrin keşmekeşinden uzakta bir dağ kulübesinde, doğa ile iç içe yaşamak ya da teknolojinin insanlığa sunduğu tüm nimetleri uzağımızda tutmakla mı mümkün acaba? Belki de içinde bulunduğumuz imkânlar dâhilinde daha sakin ve trafik keşmekeşinden uzak bir semtte oturarak şehrin gürültü ve hengâmesinden uzak kalabiliriz.

Sade yaşam (a) doğayı bir nebze de olsa evinizde yaşatarak, örneğin bir hayvan besleyerek, en sevdiğiniz yeşilliği mutfağınızda yetiştirerek ya da en azından saksıya çiçek dikerek bir merhaba diyebilirsiniz.

Sade ve basit bir yaşam tarzını benimsemiş kişilerin hayatlarına bir göz atarak işin aslının bu olmadığını, hayatın tüm dayatmalarına rağmen kendi kurallarınızı koyarak sade ve basit bir yaşam sürdürmenin pekâlâ da mümkün olabileceğini fark ettik. Tabii ki yaşam stilimize aktaracağımız bu gibi değişiklikler hayatımızı akşamdan sabaha bir anda değiştirmeye yetmeyecek ama bu çaba bile en azından bize bir şeyler katacak.

Ortaokul, lise matematik derslerinden hatırlarsınız; denklem çözmenin en kolay yolu fazlalıkları sadeleştirerek işlemi basitleştirmektir.

Hayatı da bir denklem gibi düşünürsek ki öyledir, bu noktada fazlalıkları belirlemek ve onları elemekle işe başlamalıyız.

sade yasam 1

Sade Yaşam Felsefesine Giriş

Fazlalıkları eleyerek hayatınızı da sadeleştirmeye başlayabilirsiniz

Zaman zaman indirimler, moda, arkadaşların etkisi vs. gibi sebeplerle ihtiyacımız olmayan ya da tarzımızın dışında şeyler alıp, bir iki giyindikten sonra da bir köşeye atarız. Zamanla da bu gibi kıyafetler etrafımızda oldukça kalabalık etmeye başlar.

Kişiliğinize uygun ve tarzınızı yansıtan kıyafetleri seçerek işe başlayın. Sonra bir anlam ifade eden manevi değeri olan giysileri de gözden geçirin. Aylardır hiç giyinmediğiniz kıyafetleri bir koliye kaldırın. Modası geçmiş, zaten sizin de bir daha hiç giyinmeyeceğiniz kıyafetleri de bu koliye yerleştirin. Varsa çevrenizdeki ihtiyaç sahiplerine, yoksa kurumlara verin. Bu sayede bir yandan size hizmet etmek için var olan şeylere siz fazladan mesai ayırmaktan kurtulacak hem de bir ihtiyacı gidermiş olmanın huzurunu yaşayacaksınız.

Kredi kartı kullanmayın

Nakit harcama yapmak, kişinin bütçesi üzerinde daha kontrollü olmasını sağlar. Cebimizde olan nakiti kullanarak,  gereksiz harcamalardan, ihtiyaç dışı şeyleri almaktan korunmuş oluruz. Kredi kartı ile harcama yapan insanlar sanki bir sonraki ay o borcu kendisi ödemeyecekmiş gibi cebinde parası olmasa da, hatta alacağı nesneye ihtiyacı da olmasa satın almaktan çekinmiyor ve bir şekilde de kontrol kendi elinden çıkmış oluyor. Gereksiz ve ihtiyaç dışı yapılan harcamalar bir yandan bir sonraki ay ödemelerin nasıl yapılacağı ile ilgili kafamızı yorarken diğer yandan da bir sürü ıvır zıvırın hayatımızı işgal etmesine zemin hazırlıyor.

Sınırlarınızı siz belirleyin, bankalara köle olmayın.

sade yasam 2

Sade Yaşam Size ve Ailenize Özeldir

Sabahlar size özeldir tadını çıkarın

Çoğumuz sabahları işe giderken ya da çocuklarımızı okula eşlerimizi işe gönderirken son dakika kalkmayı büyük bir telaş ve koşuşturma ile hazırlanmayı çoğu zaman da ayaküstü bir kahvaltı veya ekmek arası bir şeyler ile sabah kahvaltımızı geçiştirmeyi alışkanlık haline getirmişizdir. Oysaki birkaç dakika daha fazla uyuyacağım diye yataktan kalkar kalmaz, beynin yeni güne uyanmasına fırsat vermeden koşturmaya başlamak, hâlihazırda yorucu olan hayatı daha da yorucu ve stresli bir hale getirmekten başka bir işe yaramıyor. Biraz daha erken kalkarak kendimize ya da varsa ailemize kahvaltı hazırlamak, sakin bir müzik eşliğinde kahve ve gazete keyfi yapmak, hatta güzel havalarda ufak bir yürüyüşe çıkmak veya yürüyerek işe gitmek gibi yapmak zorunda olduğumuz her şeye biraz daha keyif katmakla, kendimizi yeni güne daha kolay adapte edebiliriz.

Güne enerjik başlamak gün içerisindeki verimi pozitif yönde etkiler.

Akşamlarınızı kendinize ve ailenize ayırın

Cep telefonları, pc ve tabletler insanlar arası iletişimi yok olma noktasına getirdi. Aynı evin farklı odalarında olan kişiler bile birbiriyle telefonla konuşur oldu. Hatta aynı odada iken bile okey gibi bir oyunu cep telefonlarından online oynuyorlar. Konuşmak, konuşurken yüz yüze bakmak, gerçekten söylediklerine duygu ve anlam katmak için karşıdaki kişinin gözlerine bakmak gerekir. Konuşmak sanal bir eylem olmamalıdır. Hele aile içerisinde birebir ve sürekli iletişim halinde olunması gerekirken, konuşmak gibi sosyal bir eylemin bu hallere gelmiş olması gerçekten son derece insanlık adına acı bir durumdur.

Bu nedenle, akşamları ailemize, sevdiklerimize ve kendimize ayırmak için, zorunluluk halleri dışında, sosyal medya ve interneti hayatımızdan çıkararak, hayatımızı sadeleştirebiliriz. Amaç burada, yakınlarımız ile kaliteli bir iletişim içerisinde olabilmek, onların sevinçleri ve kederlerini birebir hissederek ilişkileri, bağları güçlendirmek ve ayrıca hobilerimize de zaman ayırabilmek olmalıdır.

Sosyal medya da takip etmeseniz hiçbir şey kaybetmeyeceğiniz ya da gezinmeseniz bir işinizin aksamayacağı zamanınızı ailenizden ve sevdiklerinizden çalarak heba etmeyin.

Sosyal medyanın ve internetin sizi esir almasına göz yummayın, onların değil sizin kurallarınız olsun.

Bugünün işini yarına bırakmayın

Ne iş yapıyor olursanız olun, ister yemek, ister dikiş ya da en basitinden hobi amaçlı bir bahçe çalışması; yaptığınız işi yarım bırakmayın (yapmanız gerektiği kadarını, yoksa sabahlara kadar uğraşın ama yine de o işi bitirin anlamında değil tabii ki) ve iş bittikten sonra da arkanızı mutlaka toplayın. İşin tam olarak bitmesi ve kafada o işin ‘bitti’ olarak algılanabilmesi ancak arkada hiçbir şey bırakmamış olmakla gerçekleşebiliyor. Yarım kalan bir iş ya da temizlenmemiş olarak bırakılan ortam kişiyi beyin olarak çok yorar, huzursuz eder ve başka şeyler ile meşgul olabilmesini de engeller.

Size takıntı olabilecek işleri zamanında bitirerek, kendinizi özgürleştirin.

sade yasam 3

Kalabalıkları bir yerde toplayın zamanları geçince atın

Faturalar, gazeteler, dergiler, broşürler… vs.vs. bunların hepsi gerçekten çok kalabalık eden ve biriktiğinde hayatı zorlaştıran detaylardır. Bu gibi şeyleri günlük, haftalık, aylık gibi belirlediğiniz istasyonlarda tutun ve günleri geçinde derhal atın. Örneğin bir kutuya faturaları biriktirin ve üzerine 3 aylık yazın, bir kutuya dergileri biriktirin ve haftalık yazın, bir kutuya da gazeteleri koyun ve günlük yazın. Bu şekilde hem orada burada karşınıza çıkıp kalabalık etmesinin önüne geçersiniz hem de gereksiz istiften kurtulmuş olursunuz.

Sade Yaşam Derken Önce

Not alın, ihtiyaç listesi yapın

Alış verişe bir gün ayırın ve o güne kadar alınacak şeyleri buzdolabınızın üzerine tutturduğunuz bir listeye not edin. Her ufak ihtiyaçta markete, bakkala koşturarak zaman kaybetmeyin. Ayrıca liste yapmak ve bu listeye sadık kalmak gereksiz alışveriş yapmaktan da sizleri büyük oranda alıkoyar.

Sade yaşam serüvenimizde; ‘Gereksiz alışveriş, gereksiz masraf; gereksiz masraf da gereksiz kalabalıktır.’ anlayışı herzaman parolamız olmalıdır. Paranızla kalabalık satın almayın.

sade yasam 4

Haftalık hatta aylık menüler planlayın

O hafta akşamları evde ne pişireceğinizi bilirseniz, ihtiyaç listenizde neler olması gerektiğini de çok kolaylıkla belirleyebilirsiniz. Bu şekilde hem gereksiz malzemeleri alıp çürüterek ziyan etmemiş, hem de planlı bir şekilde hareket etmekle, gereksiz ara alışverişlerden kurtularak zaman ve bütçe kaybının önüne geçmiş olursunuz.

Sade Yaşam da Kendinize de Zaman Ayırın

Yürüyüş sadece bedensel bir eylem değildir

 

Hareketli bir yaşam tarzı bedensel fonksiyonların işleyişini ve devamlılığını sağlamak açısından çok önemlidir. Her gün en az bir kez, kısa da olsa bir yürüyüş yapmanın bedensel açıdan faydaları bir yana zihinsel açıdan bir dinlenme sağlamak için de son derece faydalıdır. Bu denli gerekli ve faydalı bir eylemi eşiniz ya da aileniz ile beraber de yaparak, televizyon ve internet gibi sizi birbirinizden uzaklaştıran etkenlerden kurtularak sohbet edebilir, o zamanı birlikte paylaşabilirsiniz.

sade yasam 5

Evinizde ‘kendinize özel’ alan yaratın

Evlerimiz bizim sığınaklarımızdır. Kendimizi en iyi, en rahat, en güvende ve huzurlu hissettiğimiz mekânlardır. Ancak günlük hengâme ve koşuşturmalar bazen evlerimizin bizlere sunduğu bu ayrıcalığı hiç fark etmeden yaşamamıza neden olur. Günde sadece 10-15 dakika en sevdiğimiz koltuğumuza oturup, içmekten hoşlandığımız çay ya da kahvemizi elimize alarak, sevdiğimiz bir kitap ya da derginin sayfaları arasında gezinmek, çok sevdiğimiz bir ezgiyi dinlemek, ya da en azından sadece camdan dışarı bakarak o anı fark ederek yaşamak zihinsel ve ruhsal açıdan büyük bir rahatlama sağlayacaktır.

Kendinizle baş başa kaldığınız anlar yaratın.

 

Size pozitif enerji veren insanlarla zaman geçirin

Hayatı sadeleştirmek büyük oranda stres ve endişeden uzak kalmakla mümkün olabiliyor. Bu nedenle dr. Öz’ün dediği gibi bol bol F vitamini yani ‘friends vitamin’(arkadaş vitamini) almak gerekiyor. Etrafınızda sizi melankolik ve negatif kişiliği ile sürekli demoralize eden insanlar varsa uzak durun. Bu tabii ki kötü gün dostu olmayın demek değil ama kronik olarak mutsuz (kronik mutsuzluk hakkında daha fazlası için lütfen tıklayınız!) olan kişiler bu kötü enerjiyi size de aktardığı için hayat kalitenizi düşürüyor. Gereğinden fazla bu tip kişilerle bir arada olmamaya dikkat edin. Ama hoşça vakit geçirdiğiniz, birlikte eğlenceli dakikalar yaşadığınız, aynı ferkansta olabildiğiniz arkadaşlarınızla da sık sık bir araya gelin.

Bu da kendinize ayırdığınız zamanı iyi geçirmeniz anlamına gelir.

Doğan Cüceloğlu’nun da dediği gibi; ‘Hayatınızın direksiyonunu kendiniz tutun!’

Hoşça-kalın!

About The Author

jasmin

Okumayı, araştırıp öğrenmeyi seven bir kişi olarak;''Bildiğini bildirmek!'' sorumluluğundan hareketle, hayatla ilgili tecrübelerimden edindiğim birikimi insanlarla paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Hayatta maddi olan bir şey paylaşıldığında, bir taraf artarken diğer taraf eksilir. Oysa ki, ''bilgi paylaşıldıkça artar''.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir