Sabır ve Başarı

Kadim inancımız,‘’Sabır, nefsin kişiye dayatmalarına karşı, kişinin kazandığı bir zaferdir.’’der.

TDK sabrı acı, yoksulluk, haksızlık vb. üzücü durumlar karşısında ses çıkarmadan onların geçmesini bekleme erdemi, dayanç şeklinde tanımlar.

Tasavvufi tanımda ise sabır, ‘’sarsıntı tesir yaptığı ilk anda gösterilen tahammüldür’’şeklinde tanımlanmaktadır.

Sabır’ın, fedakârlık, mücadele gibi duyguları bir kenara bırakmadan kişiyi psikolojik olarak koruyan, hayatın acı ve ızdıraplarını hafifleten, yaşam azmini besleyen, motive edici bir gücü vardır. Diğer taraftan dini inancın tavsiye ettiği sabır, inanan insana hayatın dayattığı zorluklar karşısında sığınacağı bir liman sunar. Sabır, arzu edilmeyen bir olay karşısında tahammül gösterebilme erdemi iken, aynı anda da bu süreçle başa çıkılabilmesi konusunda bireye sağduyulu bir zaman kazandırarak doğru hareket kabiliyetini artırma şansı vermektedir. Yani sabır inanan insan için bir yönü ile itikatlar gereği uyulması gereken davranış olmakla birlikte, diğer yandan da temel olarak hayata karşı bir sıfır önde olma şansını vermektedir.

Bu yönüyle görüldüğü gibi, sabrın kişiyi pasifleştirip, kaderci bir anlayışa sevk ettiğini düşünmek son derece yanlıştır. Tam tersi sabır insana olaylar karşısında zaman kazandırarak fevri bir davranışta bulunmadan, yani haklıyken haksız duruma düşmesinin önünde bir engel olarak doğru karar verme fırsatı yaratmaktadır. Bu da kişiye aslında, mücadelesinde ‘artı bir değer’ katmaktadır.

Elbette ki, insanın beklenmedik durum ve olaylar karşısında veya maddi manevi bir takım kayıplara uğraması durumunda afallaması, abartıya kaçmayacak bir şekilde üzüntü ve keder yaşaması son derece normal, insani bir davranıştır.

Sabır insana, baş edilemeyeceği düşünülen sorunlara karşı mücadele edebilme gücü kazandırır.

Çünkü sabretmeyen insan aslında en başta mücadeleden de vazgeçen insandır. Sonuç olarak; hayatın karşımıza çıkardığı beklenmedik durumlar karşısında yaşanılan krizle baş etmede ‘gerçek anlamda içselleştirilmiş bir sabır inancının’ çok büyük önem ve değeri vardır.

‘’İhtiyaç ilmin hocasıdır” diye bir söz vardır. Değişim, acı demektir. Yeni bir şey öğrenmek, üretmek hayata bir değer katmak zahmet gerektirir. Büyük başarılara erişmek için kafa yormak, birçok zevk, lezzet ve keyiften geri durmak gerekir. Büyük başarılar, zorlu mücadelelerin ardından gelir, mücadele ne kadar çetinse karşılığında başarı da o kadar büyük olur.

Başarılı insanın en belirgin özelliği sabırlı olmasıdır. Sabır insana, koşulların zorlaştığı zamanlarda özgüven ve cesareti kaybetmeme duygusu kazandırır. 

Peki, nasıl sabırlı olunur?

Sabırlı olmak, olanlara sabır göstermek çoğu zaman zordur; ama gerçekten büyük işler başarmış herkes için başarıya ulaşmanın en önemli yolu en az çok çalışmak kadar aynı zamanda sabırlı olmaktır da. Sabır, ani ve düşünmeden atılmış adımların önüne geçer ve seçenekleri sakince değerlendirebilmek için bize fırsat ve zaman kazandırır. Adım adım izlenebilecek bir yol planlamayı ve planları en verimli şekilde uygulayabilmeyi olanaklı hale getirir.

İsteklerimize ulaşma yolunda daha sabırlı olmayı nasıl öğrenebiliriz?

Bu süreçte kişinin başarıya ulaşma konusunda inanç ve güvenini her daim sağlam tutması en önemli konudur.

Hedeflerimize ulaşmak konusunda kendimize ne kadar güvenirsek, başarısız olma ihtimali bizi o kadar az endişelendirir. Bu başarabileceğinizi düşünmekten daha öte, başarabileceğinizden emin olmak duygusunu korumak anlamına gelir. Böylece başarısız olma korkusu başarımızı elde etmenin önüne geçemez. Korkularımızı yenip kendimize tam anlamıyla güvenmekle belki hedeflerimize hemen ulaşamıyoruz ama en azından sürece toleransımız artıyor ve motivasyonumuzu yüksek tutmuş oluyoruz. Özellikle uzun vadeli planlanmış hedeflerde bunu sağlamak başarı için çok gereklidir.

Mutluluğunuzun tek yolu hedeflerinize ulaşmak değildir…

Hedeflere ulaşmak konusunda sabırsız ve aceleci davranırız. Bu durum kişiyi bazen umudunu yitirmeye, başarısızlıkla sonuçlanacağı endişesine kapılmaya sevk eder. Sabır bu aşamada bize yanlış yolda hareket etmeme konusunda zaman ve fırsat kazandırır. Ancak hiçbir zaman unutulmamalıdır ki, hiçbir hedef ne kadar önemli olursa olsun veya siz o hedefe ulaşmayı ne kadar isterseniz isteyin ‘’tek başına mutluluğun bütünlüğünü oluşturmaya’’ yetmez. Başaramama korkusu sizi sardığı anlarda kendinize bunu ara ara hatırlatın. Bu düşünce hedefinize ulaşmak için gösterdiğiniz aceleciliğin önüne geçer.

Her seferde tek bir adım atma konusunda kararlı olun…

Tek adıma yoğunlaşmak başarma konusunda şansınızı daha da artırmanıza yardımcı olur. Bu size her ne kadar geri kaldığınız duygusu yaşatsa da aslında sağlam adımlarla ilerleme ve odaklanma şansı vermiş olur. Her atılan doğru adım sizi bir diğer adımla birlikte günden güne başarıya ulaştıracaktır.

Peki, en önemlisi o zamana nasıl tahammül edeceğiz?

Keyif alarak yaptığımız her şey zamanın bize su gibi aktığını hissettirir, hatta zaman hemen geçmesin isteriz. Olumsuz bir durum içerisindeysek veya acı çekiyorsak saniyeler bile geçmek bilmez. Bu noktadan hareketle, zamanı keyifli hale getirmeye odaklanarak ve seçeneklerimizi bu yönüyle değerlendirmeye çalışarak bu durumun da üstesinden gelebiliriz.

İşte uygulayabileceğiniz birkaç tüyo:

  • Hangi işle meşgul olursanız olun, kendinizi tamamıyla o işle ilgilenmeye verin.
  • Elinizdeki iş bütün dikkatinizi ve benliğinizi ele geçirsin, sadece o an için geleceğe bakma eğiliminizi bir kenara bırakın.
  • Endişe ve korkunun benliğinizi sarmaya başladığını hissettiğiniz anda dikkatinizi dağıtın ve enerjinizi başka yöne kanalize etmeye çalışın.
  • Elinizden gelen her şeyi yaptınız ve artık beklemekten başka yapılabilecek bir şey kalmadı. Böyle bir durumda pasif bir bekleme yöntemini asla benimsemeyin, aktif olun. Yani o an için kısa vadeli bir başka hedef belirleyin ve ona odaklanmaya çalışın veya ilginizi çeken bir etkinlik ile kendinizi meşgul edin. Bu zaman aralığı hedeflerinize yoğunlaştığınız dönemde sürekli ertelemek zorunda kaldığınız bir işi yapabilmeye olanak da sunabilir. Bu da sizi tek bir şeye takılı kalmaktan alıkoyar.
  • Hedeflediğiniz şeye ulaştığınızda alacağınız keyfi gözünüzde canlandırmaya çalışın. Kendinizi gösterdiğiniz azim, kararlılık ve sabır konusunda ödüllendirin. Zaten sonuçta elde ettiğiniz başarı da size bir ödül değil mi?

Siz bunu hak ettiniz!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sosyal Hesaplarımız