Aceleci Davranış Panik Atak Yapıyor!

Aceleci davranış şekli panik bozukluk ve beraberinde panik atak hastalığını getiriyor.

Modern hayatın dayattığı yaşam düzeni maalesef herkesi bir yönü ile aceleci davranmaya yönlendiriyor. Büyük şehirde iş ve yaşam koşulları gerçekten çok ağır. Her an bir şeylere bir yerlere yetişme halinde olan insanlar ister istemez her işini büyük bir hız içerisinde halletmek zorunda kalıyor. Hayata katılan her yeni değer insanlığa hizmet gibi görünse de ulaşım, trafik, iş dünyası, internet vs. bu işleri daha da karmaşık hale getiriyor. İçinde bulunduğumuz yaşam koşullarının dayattığı bu acelecilik birçok sağlık sorununu da beraberinde getiriyor.

Günümüzde arttığı gözlenen ruhsal bozuklukların başında ‘panik atak’ hastalığı geliyor. Panik atak krizleri en çok panik bozukluk durumunda gözlemlenen ve birçok fiziksel hastalıkta da görülen; beklenmedik bir anda ve yerde ortaya çıkan bunaltı, korku, yoğun endişe karışımı bir nöbettir. Panik bozukluğu olan kişiler birçok defa panik atak krizi geçirebilirler. Tekrarlanan bu krizler kişide tekrar edeceği korkusu yaratır ve bu durum kaçınma ve içe kapanma halini beraberinde getirir. Zincirleme süre giden bu davranışlar birbirini tetikleyerek rahatsızlığın derinliğini artırır. Panik bozukluk yaşayan kişilerin yapabileceği en güzel davranış, sakin olmak ve acele etmemektir.

Hızlı olmak ile acelecilik birbirinden farklı davranışlardır. Herkes hızlı olmak ve işlerini seri halde ve kısa sürede tamamlamak ister. Çalışmak ve yapılan işte ustalaşmak ile hız kazanılabilir. Acelecilikte ise işi bir an önce tamamlama isteği hakimdir. Bu, kişi için zorlama bir durumdur. Yeterince uzmanlaşma olmamış bir işte, gerekli emek ve çaba gösterilmeden işi hızlı bir şekilde tamamlamak şöyle dursun, başarmak bile risk altındadır. Yeterince olgunluğa ermeden yapılan aceleci işler genellikle sakarlık gibi sonuçlarla biter ve iş başarılamaz, olması gerekenden de daha çok gecikir. Bu nedenle bu gibi durumları tanımlamak için; ’acele işe şeytan karışır’ denir. Kişinin kendi aceleci davranışının dışında, çevreden kaynaklanan zaman sıkışıklıklarında acelecilik büyük bir baskı yaratır. Bu baskı da insanı huzursuz ve tedirgin eden bir ruh halini beraberinde getirir.

Bu tip davranışlar gerek kişinin kendisinden, gerekse çevresinden kaynaklanıyor olsun, zaman içerisinde sık sık tekrarlandığında aceleci bir tutumun karaktere yerleşmesine sebep olur.

Aceleci kişiler panik atak yaşadıklarında da bu aceleci tutumlarını devam ettirdiklerinde ki, yapıları gereği sakin davranmaları pek mümkün olmamaktadır, bir an önce geçmesini ve rahata kavuşmayı isterler. Sergiledikleri davranışlar ve telaş,  krizlerin süre bakımından uzamasına, uzama olmasa bile kendileri tarafından sürenin daha uzun hissedilmesine meydan vermektedir. Oysaki bir panik atak krizinin ortalama süresi maksimun 10 dakikadır. Oturup, sakin kalmaya çalışarak bu süre çok daha kısaltılabilir. Aceleci ve telaşlı davranışlar panik atakları yineleyebilmektedir.


Peki, Panik Ataklardan Kendimizi Nasıl Koruyabiliriz:

Aceleci davranışın tam tersi ‘sabır göstermek’tir. Yaşanılan süreçte işlerin, oluşların bir tamamlanma zamanı vardır. Bu zamana tahammül göstermek, beklemesini bilmek gerekir. Sabır kişinin olgunlaşması adına önemli bir göstergedir. Sabretmeyi öğrenen ve bilen kişilerin panik atak ve panik bozukluk yaşama riski de azalmış olur.

  • Yapılması gereken işleri olanaklar dahilinde ertelememeye gayret gösterin. Olması gereken zaman yaklaştığında ve siz hala o işleri yapamamış olduğunuzda, o işi yetiştirememe ve yapamama korkusu beraberinde telaş ve aceleyi getirecektir.
  • Yavaş olmaya gayret edin. Hızlı olmanın en belirgin özelliği, koşturarak yürümek, hızlı yemek yemek ve bir başkası konuşurken sözünün bitmesini beklemeden lafını kesmektir. Bu tip davranışları kendinizde gözlemleyin ve var olduğunu fark ettiğinizde yavaşlamaya çalışın. Farkında olmak ve olmaması için gayret sarf etmek bir süre sonra yavaşlamanız konusunda işe yarar sonuçlar verecektir.
  • Yeni öğrendiğiniz bir bilgi, edindiğiniz bir iş konusunda başarılı olmak için aceleci davranmayın. Aceleci davranmak sizin daha hızlı öğrenmenizi veya başarılı olmanızı sağlamaz. Ustalık istikrarlı çalışmak ve sindirerek öğrenmekle elde edilebilecek bir meziyettir, hız ise ustalığın getirdiği bir beceridir.
  • Günümüzde herkes yarış pistindeymiş gibi yaşıyor. Herkes birilerini geçme, bir yerlere yetişme telaşında. ‘Ya geçemezsem?’, ‘eyvah beni geçtiler!’, ‘geç kaldım!’ gibi telaş ve korkular zaten zor olan hayatı bize daha da zorlaştırıyor. Kişinin tek rakibi ve önüne geçmesi gereken tek kişi yine kendisi olmalıdır. Bu konuda bireysel olarak üzerimize düşen görev, yapabileceğimizin en çoğunu yapmak ve var olan kapasitemizin tamamını kullanabilmek için daha çok çalışmak ve gayret etmek olmalıdır. Ama bunun bir an önce olması şart değildir.

Panik bozukluklar ve panik ataklardan uzak kalabilmek için, sakin, telaşsız ve acelecilikten uzak bir yaşam tarzı benimsemek olmazsa olmaz kurallardandır, çağın tüm dayatmalarına inat!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sosyal Hesaplarımız