V For Vendetta Filminin Ardındaki Karakter

Çizgi romandan uyarlanan V For Vendetta, herkesçe sevilen kült bir film. Bu filmin bu denli sevilme sebebiyse sadece oyunculuklar ve çekimleri değil, esasında içerisinde barındırdığı fikirler, mesajlar ve bunların çarpıcı şekilde harmanlanışı.. Filmin harika repliklerineyse muhakkak denk gelmişsinizdir diye düşünüyorum.

« Bu maskenin altında etten fazlası var. Bu maskenin altında bir fikir var ve fikirler kurşun geçirmez. »

Ayrıca film Guy Fawkes’a yapılan göndermeli replikle de (Remember, remember, the Fifth of November, the Gunpowder Treason and Plot. I know of no reason why the Gunpowder Treason should ever be forgot…) oldukça ses getirdi ve bu cümleler her 5 Kasım’da hala kulaklarımızda yankılanıyor. Filmdeki V maskesi de aynı şekilde, günümüzde maske denince akla gelen ilk imge olmakla beraber eylemlerde de sık sık görüyoruz. Peki filmde anlatılanlar, karakterler ve maskenin asıl hikayesi ve ilham kaynağı nedir ?

MASKENİN TEMSİL ETTİĞİ KİŞİ ;

Guy Fawkes ve 5 Kasım’ın hikayesi

Guy Fawkes « telaffuzu Gay Fovks » 13 Nisan 1570’de York şehrinde doğan Katolik bir askerdi.  Fawkes küçükken babasını kaybetmişti ve üvey babası da koyu bir Katolikti. Bunun etkisiyle o da zamanla Katolik oldu ve ileride yıllarca süren Katolik-Protestan savaşlarında savaştı. O dönemde I. Elizabeth’in ölümü sonrası tahta çıkan ve İngiltere’nin başında olan I. James ise koyu bir Protestandı. Bu reform dönemindeyse İngiltere kiliseyi krala bağlamıştı. Tabi koyu bir Katolik olan ve yıllarca bunun için savaşan Fawkes için bu oldukça kabul edilemez bir durumdu. Ülkede yeniden Katolik Kilise’nin egemen olmasını istiyordu. Artık amacı bu Protestan kralı « ve tüm aristokratları » ortadan kaldırıp yerine kızı Elizabeth’i geçirmekti. Elizabeth’i kaçıracaklar, onu bir kukla olarak kullanacaklar ve bir Katolikle evlendireceklerdi. Böylece Katolik monarşisini geri kazanacaktı. Evet Fawkes bu konuda yalnız da değildi, aynı görüş ve inançlara sahip olan Robert Catesby ve bir grup arkadaşı ile beraber plan yapmaya başladılar. Plan şuydu ; 5 Kasım 1605 tarihinde Robert Catesby ve diğerleri krala suikast düzenlerken, o sırada Fawkes parlamento binasının altındaki mahzene yerleştirdikleri 36 fıçı barutu patlatacaktı. «Bu arada 1605 yılına gelindiğinde, Fawkes kendini Guy yerine Guido olarak adlandırdı.» Fakat planları anonim bir ihbar ile ifşa oldu. Bugün hala ifşa mektubunu kimin yazdığını bilinmiyor. Bazı tarihçiler, bunun bir oyun olduğunu ve yetkililerin Barut Komplosunu zaten bildiğini, ancak Katolikliği daha iyi çökertmek adına bir bahane olarak planın ilerlemesine izin verdiğini öne sürdüler. Bu olay barutlarla düzenlenme teşebbüsünden dolayı « gunpowder plot (barut komplosu) » olarak da anılır. Fawkes ve ekibi suçüstü yakalandı. Tek başına hareket etmemesine rağmen içlerinde bir tek o sivrilmişti çünkü  İspanya denetimindeki Hollanda ile savaşmakla beraber 10 senelik askeri bir tecrübesi vardı ve barutları ateşleyeceği sırada direkt olarak mahzende yakalanmıştı.

İşkence öncesi ve sonrası imzası

Patlatma planı yaptıkları parlamento binasının karşısında idam edildiler. Fawkes öldürülmeden önce 4 gün boyunca yoğun bir işkenceye maruz kaldı. Işkence sırasında suçunu itiraf etmesi ve iş birliği yaptığı kişilerin ismini vermesi istendi. Işkencelere artık dayanamayan Fawkes itiraf imzaladı. Fawkes iki itiraf imzaladı. Biri işkenceden hemen sonra, diğeriyse 8 gün sonra. Aralarındaki farkı çok rahat bir şekilde anlayabilirsiniz.  

Fawkes’ın itirafı

O günden beri 5 Kasım günleri kralın kurtuluş günü olduğu için şenlikler yapılarak kutlandı ve günümüzde de hala « bonfire night ( Şenlik ateşi gecesi) » olarak anılmakta. Bu şenlik kutlamalarının önemli bileşenlerinden biri havai fişeklerdir. Onlar, hiç patlatılamayan patlayıcıları temsil ediyor.. Ayrıca İngiliz devleti tüm olanları gizlemek, sansürlemek yerine kurtuluşu ön plana çıkararak düzenlediği kutlamalarda Fawkes’ı temsil eden maketleri ateşe verdi ve bu baş kaldırı hikayesini « Devlet çirkin bir komploya engel oldu. » şeklinde evirdi. Evrilen tek şey olay değil aynı zamanda Fawkes karakteriydi. Zamanla komplocu ve vatan haini profilinden sıyrılıp post-modern bir anarşizm sembolüne dönüşmüştü. Bunun en önemli örneği ise 1981’de David Lloyd ve Alan Moore’un beraber çıkardığı « V for Vendetta » isimli çizgi romandır. Filmdekinin aksine çizgi romanda karakterin adı Vendetta değil, V’dir. David V karakterine Fawkes maskesi giydirmek istedi ve bu maske ilk kez onun tarafından tasarlandı. 2011 yılında BBC’de « Ya Guy Fawkes Başarılı Olsaydı ? » isimli bir yazı yayınlandı. Ayrıca zaman içerisinde bazı insanlar, girişimleri başarılı olsaydı bile barutların planlarını gerçekleştirecek şekilde büyük bir patlama sağlayamayacağını söylüyordu. Bunların üzerine bir belgeselde o kadar varil ile parlamento binasını patlatmanın mümkün olup olmadığına dair deney yapıldı. Bakmak isterseniz aşağıya yazı ve belgeselin linkini bırakacağım.

Başyapıt olarak görülen film

Baskıcı bir yönetim, faşizm ve anarşizm arasında savrulan bir toplum ve tüm bunları yıkmayı amaç edinmiş bir adam, V.. 5 Kasım vurgusu aslında karakterin ismiyle de yapılıyor, V roma rakamlarıyla 5 anlamına geliyor. Film bize V hakkında fikirleri dışında neredeyse hiçbir şey vermiyor. Bu karakter az önce okuduklarınızdan aşina olacağınız Guy Fawkes’un fikirlerini benimsemiş ve yaşadığı dönemin yönetiminde büyük sorunlar gördüğü için parlamento binasını patlatmak görevini devralıyor. V karakteri 5 Kasım, barut ve ihanet konusundaki şiirsel vurgularıyla dikkat çekiyor. « 5 Kasım gününü hatırla, patlamayı, ihaneti ve komployu… Bu ihaneti unutmak için hiçbir neden bulamıyorum. Peki ya o adam? Adının Guy Fawkes olduğunu biliyorum ve 1605 yılında parlamento binasını yakmak istediğini de. Ama gerçekte kim? Nasıl biriydi? Bize adamı değil, fikrini hatırlayın dendi. Başarısız olabilir, yakalanabilir, öldürülebilir ve unutulabilirdi. Ama 400 yıl sonra bile düşüncesi dünyayı değiştirebilirdi. Ben bu fikre bizzat şahit oldum. Bu uğurda insanların öldüğünü gördüm. Onu korurken öldüklerini… Ama bir fikri öpemezsin. O’na dokunup sarılamazsınız. Fikirler kanamaz. Asla acı çekmez ve asla sevmez. Ben o fikri özlemiyorum… O adam, 5 Kasım’ı bana o unutturmuyor. Onu asla unutamıyorum. »

Film Fawkes sahneleri ve yukarıdaki replik eşliğinde başlayıp geleceğin İngiltere’sinde devam ediyor. Hükümet topluma büyük bir baskı uygulamakta, geceleri sokağa çıkma yasağı ve sanatı yasaklama gibi kısıtlamalar getirmiş. Insanlar sürekli olarak gözetim altındalar ve hükümet bu durumu baskıcılığını pişirdiği medya ile desteklemekte. Kişilerin hakları hiçe sayılıyor.. Filmi izlerken ülkeye hakim olan yönetim akla zaman zaman George Orwell’in 1984 kitabını getiriyor. Bu açıdan baktığımızda filmde ana tema ve V’nin uğruna savaştığı asıl konu özgürlüktür. Fakat bu özgürlük sadece istenen eylemlerin yapılması, özgürce dolaşmak veyahut istenen eserlerin okunabilmesinden ziyade; önce kişinin düşüncelerini, ruhunu, bilinçliliğini kapsayan bir özgürlüktür. İşte V böyle bir yönetime karşı durur ve özgürlüğü, düşünebilmeyi, hakları savunmayı seçer ve insanlara bunu gösterir.

Bir gün V’nin yolu Evey adında bir kadınla kesişir. Bu kadının ailesi hükümete karşı yapılan eylemlerde öldürülmüştür. Evey bu yüzden çekimser bir hal almış ve her şeyden uzak yaşamaya çalışıyordur. V ise onu zincirlerinden kurtarmayı kendine görev edinir.. Filmin işleyişi, karakterler ve mesajlarla alakalı konuşulacak çok fazla ayrıntı olsa da bu bir film incelemesi olmadığı için şimdilik bu kadar bahsedeceğim 🙂

Natalie Portman ve Hugo Weaving’in başrolü aldığı filmde John Hurt, Stephen Fry gib isimler de yer alıyor. Filmin başarılı ve anlamlı olduğuna şüphe yok. Fawkes ise öyle derin bir yer edindi ki, yaşadığı dönemden sonra günümüzde bile hala başkaldırının sembolü olarak görülüyor. O her zaman « vatan haini, cesur bir anarşist, devrimci bir kahraman » gibi farklı şekillerde anılacak. Tam olarak hangi sıfata yakıştığı oldukça tartışmalı bir konu da olsa kesin olan tek şey adının tarihten silinmeyecek oluşu..

Filmden replikler;

“Burada 872 tane şarkı var… Hepsini dinledim ama hiç biriyle dans etmedim.”

“O Monte Cristo kontuydu, babamdı, annemdi, kardeşimdi, arkadaşımdı, o sizdiniz ve bendim. O hepimizdi.”

“Bu maskenin altında bir yüz var, ancak o ben değilim… Bu maskenin altında kaslar var ve ardında kemikler.”

“Toplumlar, kendi devletlerinden korkmamalı. Devletler, kendi toplumlarından korkmalı.”

Kaynakça ve yazıda bahsi geçenler ;


wikipedia

https://www.nationalarchives.gov.uk

https://www.history.com

BBC’de yayınlanan « Ya Guy Fawkes Başarılı Olsaydı ? » adlı yazı;

http://www.bbc.co.uk/history/british/civil_war_revolution/gunpowder_hutton_01.shtml

patlamayla alakalı deneyin bulunduğu belgesel


Yasemin Kolhan
Sosyal

7 thoughts on “V For Vendetta Filminin Ardındaki Karakter

  1. En sevdiğim ve altında birçok mesaj barındıran filmlerden biridir. Çok güzel bir yazı olmuş. Ellerine sağlık.

  2. Konusu, bunu işleyişi ve günümüzdeki canlı örnekleri ile çokça karşılaştığımız bu filmi izledikten sonra hayran kalmamak mümkün değil.

    Guy Fawkes’ın amacı dönemine göre daha farklı görünse de insanlığın temelinde yer alan özgürlük hissinin alevlendiğini görüyoruz aslında. Fakat filmde bunu direkt olarak dönemimize ve günümüz sistemine uyarlanmış haliyle görmek temel fikrin üzerine inşa edilmiş modern düşünceyi daha net bir şekilde yansıtıyor ve anlaşılabilir kılıyor.

    Film bize günümüz özgürlüğü hakkında da kısa bir kesit sunuyor aslında. Bize bir şeyleri hatırlatıyor belki de, hatırlamak isteyenlere..

    Geçmişten bağımsız bir şekilde, olayların gelecek İngiltere’sinde geçmesi, sömürgeciliği benimsemiş olan bu toplumun kefareti belki de.

    Yazının sadeliği ve akıcılığı içinse yazara teşekkür ederim. Ellerinize sağlık.

    1. Ah.. Ne kadar özenli yaklaşmışsınız.. ‘Hatırlatma’ kısmına özellikle katılıyorum. Ve bu güzel yorumunuz için asıl ben teşekkür ediyorum 🙂

  3. tarihte yer edinmiş önemli bir figürün sinemada yer alması ölümsüzlüğü için çok değerli. fakat sevdiğim bu filmin arkasında bu önemli şahsı şimdiye dek bilmemek beni üzdü. anlatımınızın sadeliği ve akıcılığı için teşekkür ederim kendi adıma. emeğinize sağlık aydınlandım.

    1. Geçtiğimiz seneye kadar ben de bihaberdim, beraberce aydınlanmış olduk 🙂 Ben teşekkür ediyorum 🙂

  4. tarihte yer edinmiş önemli bir figürün sinemada yer alması ölümsüzlüğü için çok değerli. fakat sevdiğim bu filmin arkasında bu önemli şahsı şimdiye dek bilmemek beni üzdü. anlatımınızın sadeliği ve akıcılığı için teşekkür ederim kendi adıma. emeğinize sağlık aydınlandım.

Yasemin Kolhan için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sosyal Hesaplarımız