RA RA RASPUTİN SEN KİMDİN

70’lere damgasını vuran Boney m. grubunun, herkesin diline taktığı Rasputin şarkısındaki büyücü Rasputin’i ne kadar tanıyorsunuz?

Yirminci yüzyılın en çok konuşulan ve hakkında araştırma yapılan kahinlerinden birisi olan Grigori Rasputin, kimileri için sefasına düşkün bir şarlatan, kimilerine göreyse doğa üstü sezgilere sahip bir kahin ve büyücüydü. Yaşamından ölümüne kadar sırlarla dolu Rasputin’in gizemi bugün bile henüz açığa kavuşmamıştır.

Rusya’nın Pokrovskoye köyünde doğan Rasputin, iyi gelirli kalabalık bir ailenin çocuğudur fakat iki kardeşi de art arda boğularak ölmüştür. Bu olay onun çocukluğunu ciddi anlamda etkilemiş ve suya karşı hassasiyet yaratmıştır. İlerleyen yıllarda köyde yaşanan bir hırsızlık olayında, Rasputin olaya hiç tanıklık etmemesine rağmen hırsızın kim olduğunu söyler ve bunun ardından suçladığı adam suçunu itiraf eder.

Bu olayla kendini etrafındakilere kanıtlamış ve adından söz ettirmiştir. Yaşının küçüklüğüne rağmen insanlar ondan fikir almaya ve saygı duymaya başlamıştı fakat gençlik yıllarında kendisi de hırsızlık yapmış ve cezalandırılmak adına gönderildiği manastırda aziz olduğuna dair kendiyle ilgili iddialar ortaya atar. Manastırdan çıkınca ise Rus Ortodoks ve tüm kiliselerce yasaklanmış bir tarikata katılarak rus halkının inanç ve geleneklerinden çok uzak ideoloji ve alışkanlıklar kazanır. Günahlarının bedelinin sadece günahla aklanabileceği ve vücutlarına işkence ederek ibadet eden bu tarikat onun kişiliğini oluşturmakta etkili oldu, günleri içki ve sayısız kadınla birlikte olarak geçiyordu.

21 yaşına geldiğinde evlendi ve 3 çocuğu oldu. Çocuklarından ikisine, ölen kardeşlerinin ismini verdi ama onlara babalık edemedi çünkü keşişlik yapmak için evden ayrılarak dünyanın çeşit çeşit yerlerini gezdi. En çok ise Petersburg’da ilgi gördü. Halk her yerde onun yeteneklerinden söz ediyor, ondan şifacı olarak bahsediyorlardı. Bu sayede ün ve mevki sahibi soylular ve papazlarla tanışıyor ve kendini tanıtabiliyordu. Petersburg, okuma yazma bile bilmeyen Rasputin’e devasa fırsatlar sunacaktı çünkü Aleksandr Sarayının herkesten sakladığı bir sır vardı. Çar II. Nikolay’ın tek oğlu Aleksey hemofili (kanın pıhtılaşmaması) hastalığından muzdaripti ve kraliyet ailesinin son çaresi Rasputin’di. Her ne kadar papazlara ya da doktorlara gitseler de Aleksey’in hastalığına tedavi bulunamadığından baş edemiyorlar ve dikkat etmelerine karşın, henüz çocuk olan prens Aleksey illa bir yere çarpıyor ve kanamasını durduramıyorlardı.

Bir gün attan düşen prensin kanaması ölümcül derecedeydi ve kimse durduramıyordu, Rasputin, saraya çağrıldığında Aleksey’in kanamasını dua ederek kısa sürede durdurunca herkesin sevgi ve saygısını kazanarak sarayda özel bir yer kazandı. Bundan böyle Çar ve Çariçe bile ona danışarak hareket ediyor hatta özellikle Çariçe onun görüşlerini o kadar önemsiyordu ki, onu yanından ayırmıyor, özel görüşmeler yapıyordu. Aralarındaki bu yakınlık bazılarının dikkatini çekmişti ve Çariçe’nin eşini aldattığı dedikoduları yayılmıştı. Kimilerince bunun bir gerçekliği olmasa da tüm Rusya buna inanmıştı ve çariçenin hiçbir saygınlığı kalmamıştı. Bu dedikodudan bağımsız, Rasputin’in ahlak dışı yaşantısı git gide insanların gözüne batmaya başlıyordu. İçkisinden ve her bulduğu fırsatta kadınlarla birlikte olmaktan asla taviz vermeyen Rasputin hem rusları hem de ingilizleri rahatsız ediyordu. İngiltere’yi rahatsız etmesi politik bir sebeptendi çünkü Rasputin, Rusya’nın birinci dünya savaşına girmesinin yenilgiyle sonlanacağından yanaydı. Öncelerde verdiği vaizlerde Birinci Dünya savaşından ve Bolşevik devriminden bahseden bu kahinin savaş hakkındaki kehanetleri de Çar ailesi için oldukça kıymetliydi fakat İngiltere için Rusya kesinlikle savaşa girmeli, tehdit olan Rasputin ise ortadan bir an evvel kaldırılmalıydı çünkü parlamentoda söz sahibiydi. Rusya’nın savaşa girmesinden sorumlu olan Prens Feliks Yusipov için de tehlike olan Rasputin öldürülmeliydi. Rusya’nın en zengin prensi olan Yusipov, onu sarayında düzenlenen bir partiye davet etti. Aslında parti, ona düzenlen bir suikasttı ancak Rasputin hayatının tehlikede olduğunu bilmiyordu. Söylentilere göre içeceğine siyanür katılmış ama zehir ona tesir etmemişti bu yüzden sabaha karşı prens ona silahıyla ateş etti ve öldüğünü haber vermek için suç ortaklarına koştu ancak geri döndüp cesedi kontrol ettiğinde Rasputin ayağa kalkmış üzerine atlamıştı. Kendini ondan güç bela kurtaran prens odadan kaçmış, Rasputin de saraydan çıkmak için koşmaya başlamıştı. Onu durdurmak için arkasından defalarca kurşun sıkan askerlerin sayesinde Rasputin yere yığılır. Etkisiz hale geldiğinde cesedini nehre attılar. Öldürülmesindeki tuhaflıkların yanı sıra asıl ilginç olan, cesedinin nehirde değil Petrovski Köprüsünün yanında bulunmasıydı. Çocukluğundan beri boğulmaktan korkan Rasputin, kurşundan ya da zehirden değil boğularak ölmüştü.  Rasputin gömüldü, cesedi çıkarıldı, taşıma sırasında kayboldu ve bir daha bulunamadı. Olayla alakasını inkar eden Prens Yusipov ise soruşturma esnasında ev hapsinde tutuldu ve kısa sürede serbest bırakıldı. Yıllar sonra olay gecesi orada olan bir İngiliz ajanının günlüklerinden anladığımız kadarıyla cinayeti işleyenlerin ruslar olduğu süsü verilmişti.

 Bir asır sonra adli tıp pataloğu Profösör Derreck Pounder, arşive girerek 1917 senesine ait otopsi kaydının aslını inceler ve kanıtlara baktığında durumun Yusipov ve diğer tanıkların ifadesi ile örtüşmediğini gözlemler. O dönem yasaklanan fotoğraflara baktığında Rasputin’in tam iki kaşının ortasından vurulduğunu görünce çok şaşırır. Bazı şeyler yıllar sonra açığa kavuşmuş olsa bile çoğu şey hala kafalarda soru işareti bırakıyor. Yaşantısı kadar ölümü ve cesedinin yer değiştirmesi gibi ilginçliklerle beraber, eğer ölmeseydi rus ve dünya düzeninde olabilecek değişiklikler bugün bile insanları düşündürüyor. Cinayetten bir sene sonra Rusya kendini devrimin içinde bulur, yanında kaldığı soylu Nikola ailesi vahşice idam edildi, komünistler yönetime Bolşevikleri getirdi. Kraliyet ailesinin çökmesiyle beraber Sovyetler Birliğinin yükselişi başladı.

https://www.nationalgeographic.com/history/history-magazine/article/romanov-dynasty-assassination-russia-history

Meryem Demir
Sosyal
Meryem Demir son yazıları (Hepsini Gör)

2 thoughts on “RA RA RASPUTİN SEN KİMDİN

  1. Harika ve ilgi çekici bir yazı olmuş, emeğinize sağlık. Çok güzel noktalara değinmişsiniz🌺

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sosyal Hesaplarımız