‘Kürk Mantolu Madonna’yı Biz Neden Bu Kadar Çok Sevdik?

Sabahattin Ali‘nin 76 yıl önce yazdığı romanı ‘Kürk Mantolu Madonna’ hala son yılların en çok satan kitaplar listesindeki yerini koruyor.

Yazıldığından 70 küsur yıl sonra hala en çok satan kitaplar listesinde oluşu tezlere konu olacak türden. Kürk Mantolu Madonna‘nın her yaş grubundan okuru var. Türk Kütüphaneciler Derneğinin, kütüphanelerden elde ettiği okuyucu istatistiklerinden ‘Kürk Mantolu Madonna’ romanının 2020 yılında en çok okunan kitap olduğu anlaşılıyor. Tabii ki okullarda ders kitabı olarak tavsiye edilmesi ayrıca arkadaş tavsiyeleri ve sosyal medyada adından sık sık söz edilmesi de romanın bilinirliliğine katkı sağlıyor.

RAİF EFENDİ ÜZERİNDEN KÜRK MANTOLU MADONNA’YA BİR BAKIŞ

Kitabın ana karakteri Raif Efendi yaşadığı hayat ile belki bizim de hayatlarımıza dokundu. Yaşamında birçok şeye sessizce boyun eğen, başkalarının istediği gibi bir insan olarak hayatını sürdüren, sevmediği bir kadınla istemediği bir evlilik yapmak zorunda kalan birçoklarımız gibi… Ya da ona, yasadığını hissettiren aşkı, Maria Puder‘i kıskandık,  onun gibi çıkarsız ve derinden sevilmek istedik… Maria Puder biz kadınlar için bir idol olurken, Raif efendi de ideal hayat arkadaşı oldu sanırım. Duygulara seslenen romanda hisler çok insancıl ve yalın bir dille tasvir ediliyor ve o duygular evrensel ve her insanı bir yerinden muhakkak yakalayacak türden. Romanın klasikleşmiş bir eser olmasında Sabahattin Ali’nin tüm insanlığa ait duyguları muhteşem bir yalınlıkla anlatabilmiş olmasının önemi de ayrıca büyüktür.

Raif Efendi’nin kendi sahsına münhasır, ancak bilgece deneyimlediği yaşam süreci her yaştan okuyucunun kendi içsel yolculuğu ile özdeşleşiyor. Herkes kendi yaşamı boyunca özbenligini keşfetmek ve kendini gerçekleştirmek üzere bir yolculuğa çıkar. Bu süreçte çevresel faktörler ile otokontrol mekanizması devreye sıklıkla girer ve kendi mantığımızın ve kalbimizin sesini duyamaz olur ve daha çok olması gerekenlere yöneliriz.

Raif Efendi, daima yüreğinden gelen sese kulak vererek, her ne kadar dışarıdan ‘çekingen, sessiz, sakin’ biri olarak nitelendirilse de ne istediğini ve ne hissettiğini, en çok da ne aradığını bilen cesur bir bilge yürek olarak gönüllerimizin başköşesine oturur.

Raif Efendi’nin öyküsünde okuyucu ile bütünleşen en önemli şey, duyguların samimiyet, duruluk, bilgelik ve yalınlık içerisinde ifade edilmesidir.

MARİA PUDER…

Maria Puder Raif Efendi’nin iç dünyasında yaşattığı özlemlerinin somut bir yansımasıdır. Her birimizin şu anda hissettiklerimizin ve eyleme döktüklerimizin temelinde geçmişte yaşadığımız deneyimler vardır. Yaşama yaklaşımımızı bile bu travmalarımız belirler.(Bu konu en güzel bir de Murathan Mungan’in ‘Harita Metod Defteri’ kitabında işlenmiştir.)

Travmalar, kişinin yaşam bütünlüğüne tehdit oluşturan, canlı-cansız bütün unsurları temsil eder. Bazen bir kelime, bir olay, bir kişinin yaklaşımı bile ruhumuzda çatlaklar oluşmasına neden olabilir ve bizi ömür boyu etkisi altına alabilir. Tıpkı, Maria Puder’in babasını erken yaşta kaybetmesiyle, özündeki ‘inanca’ ve ‘sevgiye’ dair güvenini kaybetmesi ve bunun da zamanla bağlanma sorunlarına zemin hazırlaması gibi. Travmatik izlerimizi dönüştürmek de bir başka travmanın yaşanması ile oluyor.Bir kriz ancak bir başka krizin göze alınması ile aşılabiliyor. Ancak; ‘acılarımızın içerisinden geçmeye cesaret edebildiğimiz zaman dönüşüyor ve esasında kim olduğunu hatırlıyoruz.’                       

HIFZI TOPUZ ‘BAŞIN ÖNE EĞİLMESİN’…

Hıfzı Topuz Sabahattin Ali’nin hayatını anlattığı eseri ‘Basın Öne Eğilmesin’ kitabında, Sabahattin Ali’nin kitaplarının hala çok satılıyor olmasına şöyle bir değerlendirme ile yanıt verir:

‘Sabahattin Ali 41 yıllık kısa yaşamı boyunca yurdu için bağımsızlık istedi, özgürlük istedi, çağdaşlaşma istedi… Bu değerlerin düşleriyle yaşadı. Bu düşlerin bedelini de hapishane ve sürgünlerle geçen bir yaşamının ardında katledilişiyle ödedi.’

Belki de Türk halkı katledilen Sabahattin Ali’ye karşı vefa borcunu bu şekilde ödüyor…

2 thoughts on “‘Kürk Mantolu Madonna’yı Biz Neden Bu Kadar Çok Sevdik?

  1. Harika bir kitap, güçlü bir yazar.. Çok güzel bir şekilde ele almışsınız, kaleminize sağlık 🙂

  2. Eserleri ve kişiliği ile öyle büyüleyici ki, karakterleri de kendisi gibi naif ne çok hayattan. Bu güzel hatırlatma için teşekkürler… Çok güzel

anonim için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sosyal Hesaplarımız