Kemal Sayar İle ‘’YAVAŞLA!’’

YAVAŞLA! Kemal Sayar’ın yavaşlamaya bir güzellemesidir.

Modern zamanların dünyasında, gelişen teknoloji ve tüketim ekonomisinin dayattığı toplum düzeninde, hayatın hızına ruhun yetişemediği, bizi biz yapan değerlerin bir bir yitirildiği, zamanın insanlar tarafından hızla tüketildiği günümüzde, insan olarak kalabilmenin dayanılmaz zorluğuna atıfta bulunulur, Kemal Sayar’ın YAVAŞLA kitabında. Her şeyin insanın doğadan kopuşuyla başladığı bu acımasız sürecin, Kemal Sayar’ın ‘’modern Mutsuzluk’ diye ifade ettiği duygunun, ancak yavaşlayarak üstesinden gelinebileceğine değinilir. Yavaşlık farkındalık getirir, farkındalığın oluşması ile hayata farklı açılardan bakabilme ve olumlama gelişir. Madem ki hayat hep kendimize doğru bir yolculuktur, bu yolculukta bize eşlik eden, yaşam sürecinin, ailemizin, doğanın, arkadaşlarımız ve dostlarımızın farkında olmalıyız. Onlarla olan ilişkilerimiz aceleye getirilen ve yapılması gereken işlerden değildir, olmamalıdır da.

Kitap 4 ana bölümden oluşuyor.”Modern Mutsuzluk”, “Modern Zamanlarda Aile”, “Benliğin ve Toplumun Krizi” ve “Yavaş Güzeldir”. Yavaşla kitabı modern zamana bir eleştiri olmakla birlikte, eleştirdiği olgulara çözüm önerileri de getiren, kaybedilen manevi zenginliğimize yeniden hayat verme yollarını da gösteren bir çalışma.

‘Modern Mutsuzluk’ bölümünde Sayar, çağımızın modern ekonomik düzenin insanın kendisiyle ve çevresiyle olan ilişkilerinde yarattığı tahribatı ele alıyor. Hıza endeksli yaşantının ruhlarımızı nasıl esir aldığını, inceliklerimizi nasıl yitirdiğimizi anlatıyor. Bu kadar hızlı gitmenin bize verdiği zararın altını çiziyor ve “yavaşla” diyor, “çünkü bu hayattan bir defa geçeceksin”.

Kitabın ikinci bölümü olan “Modern Mutsuzluk” başlığı altında,  kazanma hırsıyla beslenen günümüz yaşamlarının, değerlerimizde yarattığı tahribata dikkat çekiliyor. Bencilliğin desteklendiği, kötülüğün sıradanlaştığı, yüzeyselliğin alkışlandığı yaşantılarda çöküntü ve mutsuzluğun kaçınılmaz son olduğuna değiniyor. Bu bölümde Sayar, paraya çevrilemeyen ve o nedenle de günümüzde pek itibar görmeyen dostluk, yarenlik, sohbet, saygı, kanaatkarlık, diğerkamlık gibi değerlerin bizi mutluluğa götürebileceğini ve bunları yeniden kazanmamız gerektiğinin altını çiziyor.

“Modern Zamanlarda Aile” başlığı altında, günümüzde aile ilişkilerindeki bozulma ve bunun nedenleri üzerinde duruluyor. Günümüz şartları malesef, “şimdi”yi yaşamamıza fırsat vermiyor, her şey gelecek için planlanıyor. Aynı anda o kadar çok şey yapıyoruz ki insani ilişkilerimiz gün içinde hallediliveren işlerden sadece biri haline geliyor.

Kitabın son bölümü olan “Benliğin ve Toplumun Krizi”nde insanın bencilleşmesine, hayatı yalnızca kendisi ve yakın çevresinden ibaretmiş gibi algılamasına, ahlak kavramının aşınması ve anlam krizine yol açmasına değiniliyor.  Yolunu şaşırmış ahlak anlayışının kitle iletişim araçlarına yansıması, televizyon kanalları aracılığıyla kişisel mahremiyetin de pazarlanabilen bir meta haline gelmesi, yapılıp edilen her şeyin show dünyasında bir yeri olduğu sürece değerli olarak kabul edilmesi ve ötekilik kavramı bu bölümde tartışılan diğer konulardan.                     

Kemal Sayar’ın kitaptaki değerlendirmelerini okurken bir yandan, meğer “Yaşadığımız dönemde bunları dert eden bir tek ben değilmişim’’ diyecek, diğer yandan yaşadığımız çağın en önemli sorununun hız olduğu ve bu hızın benliğimize, ailemize ve topluma yansımalarını, aklımızı karıştıran soruların ve sorunların aslında başkalarının da aklını karıştırdığını fark edeceksiniz. Kemal Sayar bir söyleşisinde, ‘’tüm yazılarını, hem kendine hem de kendi gibi ruhlara birer şifa mektubu niyetine’’ yazdığını okumuştum. Siz de kendiniz için iyi bir şeyler yapmak istiyorsanız ruhunuza şifa niyetine bu kitabı okuyun!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sosyal Hesaplarımız