DA VINCI VE GİZEMLİ MONA LISA’SI

Leonardo Da Vinci « Tam adı  Leonardo di ser Piero da Vinci » şüphesiz ki Rönesans deyince akla ilk gelen isimlerden. Bir dâhi olarak anılmakla beraber, tüm zamanların en önemli sanatçılardan biri.. 1452’de İtalya’nın küçük bir kasabası olan Vinci’de, gayrimeşru bir çocuk olarak hayata geldi. Floransalı bir resim ustası olan Andrea del Verrocchio’nun atölyesinde eğitim aldı. Aynı dönem atölyede Boticelli gibi önemli sanatçılar da bulunuyordu. Hatta zamanla Leonardo’nun yaptığı mükemmel resimleri gören ustası Verrocchio, resim yapmayı bıraktı. Leonardo kendini geometri, heykel, resim, anatomi, müzik, mühendislik gibi pek çok alanda geliştirdi. Aynı zamanda askeri makineler tasarladı ve çok kişi tarafından askeri mühendis olarak da anıldı. Fakat resim onun için ayrı bir tutkuydu.. Bense bugün, gelmiş geçmiş en önemli yapıtlardan olan ve gizemiyle hâlâ merak uyandıran Mona Lisa tablosundan bahsedeceğim.

Başladığı işlerini yarım bırakmasıyla meşhur olan sanatçımız, bu tabloyu yaklaşık 1503-1519 yılları arasında tamamlamıştır. Hatta tablonun günümüzdeki halinin bile son hali olmadığına dair söylentiler de vardır. Döneminde tabloyu satın almak isteyenler oldu « ve bunların arasında kardinaller, krallar gibi önemli kimseler de vardı » fakat o her seferinde bitmediğini söyleyerek teklifleri geri çevirdi. Mona Lisa’yı yıllarca yanında taşıdı, zira 77cm x 53cm boyutlarında olan tabloyu yanında taşıması çok zor değildi. Evet, boyutu sanılandan çok daha küçük. Bu durumlar herkese resmin onun için bir anlam ifade ettiğini düşündürttü.. Tablonun önemiyse o dönemden beri değişmedi. İtalyanca adı « La Gioconda » olan tablo hala müzede en çok rağbet gören eserleden biri.

Leonardo Da Vinci, Mona Lisa, 1503, 77cm x 53cm, Louvre Müzesi

Tablonun Çalınması

O dönemde tablo, birçok önemli eserle beraber Louvre Müzesi’nde bulunuyordu. Müze, eserleri cam kaplamalar ile sergilemek gibi yeni bir karar aldı ve çok geçmeden bunu uygulamaya başladı. Birçok sanatçı ve sanat eleştirmeni eserlerin camın yansıması sebebiyle iyi bir şekilde incelenemeyeceği gerekçesiyle buna şiddetle karşı çıkıyor.  Bu durum çok fazla tartışmaya sebep açsa da müze kararı uygulamaktan vazgeçmiyor. Müzede cam kaplama için çalışan 4 kişiden biri olan Vincenzo Peruggia isimli İtalyan bir milliyetçi, İtalyan ressamların eserlerinin Fransa’da sergileniyor oluşundan oldukça rahatsızdı. Bir gün müzeye çalışmak için değil bu eserlerden birini çalmak için yola koyuldu. Ve işte Mona Lisa ve onun esrarengiz gülümsemesi.. Onunla karşı karşıya gelince duvardan aldı ve oradan uzaklaştı. O dönemde güvenlik önemleri günümüzdeki kadar kuvvetli değildi. Tablonun yokluğunu fark eden kişi ertesi gün durumu eleştirmek için oraya giden sanatçı Louis Béroud oluyor. Evet, bir gün boyunca bu kayıp fark edilmiyor. Tablo müzenin her yerinde arandı fakat günler sonra bulunabilen tek şey çerçevesiydi.. Altmış civarında özel dedektif tutuldu ve her yerde hırsız arandı. Tabloyu çaldığından şüphelenilen kişiler arasında ünlü ressam Pablo Picasso’nun bile ismi geçti! Herkes Mona Lisa’nın nerede olduğunu merak ediyordu, insanlar yerinde olmayan tabloyu görmek için bile müzeye gitmeye devam ediyordu. Tablo iki yıldır kayıptı ve hakkında birçok teori dolanıyordu. Peruggia 1913 yılında tabloyu bir antikacıya satmaya çalışırken yakalandı..

Kimdi bu Mona Lisa?

Tablo ile ilgili en çok konuşulan ve tartışılan konulardan biri tablodaki kadının kim olduğu. En yaygın söylenti zengin bir ipek tüccarı olan Francesco de Giocondo’nun Leonardo’dan karısının portresini yapmasını istemesi ve onun da kabul etmesi. Fakat bu akıllara bir soruyu düşürüyor ; neden bir tüccar eşinin tablosunu yıllarca yanında taşıyıp onu herkesten sakınsın ? Başka bir söylenti ise Mona Lisa’nın, sanatçının Mon Salai tablosu ile olan benzerliğinden çıkıyor.

« Mon Salai  →    Mona Lisa »

Gerçek adı Giam Giacomo Oreno olan Salai, Leonardo’nun yanına aldığı ve küçük şeytanım olarak bahsettiği öğrencisidir. Fakat Salai’nin Leonardo’nun yalnızca öğrencisi değil aynı zamanda sevgilisi ve eserlerinin de ilhamı olduğu söylenir. Hem tabloların ve kişilerin benzerliği hem de isimlerin « Mon Salai / Mona Lisa » benzerliğinden dolayı Mona Lisa tablosundaki kişinin Salai olduğu, onu resmine sindirdiği söylenir. Bu ihtimalle tabloyu yanında gezdirmesi ve satmaması gibi sebepler açıklanabilir. Hatta resmin sağ alt tarafında, Lisa’nın omzunun arkasında bir köprü görünmekte. Bu köprü İtalya’da bulunan « Ponte Buriano Arch Bridge » köprüsüdür ve « Şeytan Köprüsü » olarak da bilinir.

Bu resim üzerinde yapılan derin ve uzun incelemelerle gizli şifreler arandı. Köprünün işaretli bölgesinde 72 rakamı bulundu. Köprü 1472 yılında yıkılıp yeniden restore edilmişti..

Kimileri ise ressamın kendini resmettiğini düşünüyor. Fakat elbette ki tablodaki kadının kim olduğunu tam anlamıyla bilmek imkansız, Leonardo dirilip açıklamadığı sürece hepsi birer hipotezden ibaret olacak. Yine de ilk iki rivayetin güçlü olduğunu söyleyebilirim.

Mona Lisa’nın yüz ifadesi de tartışılan konulardan bir tanesi. Kimisine göre altın oran kullanılarak yapılan bu tablodaki kadının yüzünde belli belirsiz bir gülümseme var. Kimisine göreyse kadın hüzünlü bir ifade taşıyor. Bunun üzerine programlar ile yapılan çalışmalarda da gülümseme başta olmak üzere korku, hüzün ve tiksinti gibi hisleri barındırıyor. Yani Lisa’ya neredeyse ifadesiz diyebiliriz. Leonardo’nun bu ifade için çok uğraştığı söyleniyor ve oldukça da başarılı olmuş.

SFUMATO TEKNİĞİ

detaylar

Leonardo tablolarını yaparken sadece yeteneğini konuşturmuyor, aynı zamanda yeni teknikler yaratıyordu. Son Akşam Yemeği tablosunda yarattığı yeni teknik başka bir yazının konusuyken, bu tabloda da « sfumato » yöntemini yaratmıştır. Uygulaması oldukça zor olan fakat tabloya gerçek bir derinlik katan bu teknik özel bir renk karıştırma tekniğini ifade ediyor. İtalyanca « duman çıkarmak » anlamına gelen fumare sözcüğünden türemiştir. Bu teknikte renkler arasında keskin ve sert çizgiler bulunmaz. Kadının ardındaki doğa görüntüsünün bulanıklığını görebilirsiniz. Sert, net çizgiler ve renkler yerine yumuşak, hafif tonlar ve geçişler görüyoruz. İşte bu teknik tabloya günümüz portre modlarındaki fluluğu ve beraberinde başarılı bir gerçekçilik hissi katıyor. Leonardo « Işık ve gölge çizgi olmaksızın duman gibi birbirine karışmalıdır. » diye özetliyor aslında bu tekniği. Oldukça başarılı olan Leonardo’nun bu tekniği Rönesans’a ait dört resim yönteminden biri olarak sınıflandırılıyor. Ayrıca kadın figürü kusursuzca resmedilmiş. Hafif saç bukleleri, ince ve uzun parmaklar, giysinin işlemeleri, tebessüm ve bakışlar mükemmel bir titizlik ve gerçekçilikte boyanmış ve detaylandırılmış. Ayrıca kaşlarının neden olmadığı da hep merak konusu olmuştur. Bunun sebebinin ise o dönemde kaş ve kirpiksizliğin geleneksel bir moda olduğu veyahut tablonun temizlenirken kaşların zarar görüp temizlenmesi olduğu söyleniyor.

Bu denli başarılı bir dâhinin mükemmel olan eserinin hâlâ konuşulması ve merak uyandırması oldukça normal. Yine de her şey bir yana tablo hakkındaki magazinsel spekülasyonları, tablonun başarılı teknikleri ve güzelliklerinin önüne geçirmemekte fayda var. 🙂

Kaynakça

  1. Sanatın Kısa Öyküsü, Susie Hodge, Hep Kitap 3. Baskı
  2. Leonardo, Raffaele Monti, A Dolphin Art Book, 1979 baskısı
  3. Sanatçıların Hayat Hikayeleri, Giorgio Vasari, Sel Yayınları
  4. Umberto Arte ile Sanat, Destek Yayınları
  5. Uygarlığın Ayak İzleri, Celil Sadık, Epsilon Yayınları

Sanat ve sanatçılar ile alakalı diğer kaynak önerileri ;

  1. Sanatın Tüm Öyküsü, Stephan Farthing, Hayalperest Yayınevi
  2. Resimlere Bakmak, Susan Woodford, Hep Kitap
  3. Portreler, John Berger, Metis Yayınları
  4. Umberto Arte ile Sanat II, Hep Kitap
  5. Sanat Tarihinde Aşıklar, Agata Toromanoff, Hep Kitap
Yasemin Kolhan
Sosyal

10 thoughts on “DA VINCI VE GİZEMLİ MONA LISA’SI

  1. Çok güzel bir yazı olmuş.En çok ilgimi çeken konulardan birisidir Mona Lisa tablosu. Bilgilendirici yazılarda ki sıkıcı hava yerine sürükleyici bir şekilde yazılmış ve okurken insanı sıkmıyor. Keşke herkes böyle yazsa.

  2. Genel olarak konuyu kısa ve öz anlatman oldukça yerinde ve yeterli olmuş. Birçok kaynakta olduğu gibi boğucu anlatımdan sıyırman konuyu daha ilgi çekici bir hale getirmiş.
    Eline sağlık.

  3. o kadar doyurucu ki, çok akıcı ve kısa bir yazıyla eşsiz bilgiler öğrendim….kaleminize sağlık

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sosyal Hesaplarımız