ATAOL BEHRAMOĞLU KİMDİR ve ŞİİRLERİ

‘Yaşadıklarımdan Öğrendiğim Bir Şeyler Var!’ Diye yazan ve gerçekten hayatı çok da güzel anlatan şair: ATAOL BEHRAMOĞLU

Ataol Behramoğlu, 1942 de, Azerbaycan kökenli bir ailenin, askerlik dolayısı ile Çatalca’da bulunduğu sırada dünyaya gelmiştir. Babası yüksek ziraat mühendisi Haydar Behramoğlu, annesi İsmet hanımdır. Kendisi ise, edebiyat ve basın yayın dünyasında Nihat Behram olarak tanınan Mustafa Nihat Behramoğlu’nun ve avukat Namık Kemal Behramoğlu’nun ağabeyidir.

İlkokulun bir bölümünü Kars’ta, sonraki yıllarını da memur aile çocuklarının hepsinde olduğu gibi Anadolu’nun farklı şehirlerinde okumuştur. İlk şiirleri Ataol Gürus(sonradan Behramoğlu soy ismini almışlardır)adıyla Çankırı, Yeşil Ilgaz ve Çağrı gibi yerel gazete ve dergilerde çıkmıştır.

Ataol Behramoğlu; 1966 yılında Ankara Üniversitesi Dil Tarih Coğrafya Fakültesi Rus dili ve edebiyatı bölümünden mezun olmuştur. Şiirlerinin ilk dikkat çekmesi de yine bu yıllara rastlar. O dönemde daha çok Orhan Veli, Atilla İlhan ve İkinci Yeni Şiiri’nin özellikleri yazdığı şiirlerinde etkin olmuştur. Şiirlerinde kendi kimliğini yansıtması öğrencilik yıllarından sonra Papirüs, Şiir Sanatı gibi dergilerde çıkan şiirleri ile başlamıştır. Bu dönem Şiirleri toplumcudur ve etkin bir edebiyat anlayışı göze çarpmaktadır. Yine aynı dönemde Anton Çehov ve Mihail Yurgeviç’ten çeviriler yapmıştır.Bu çalışmalarının da kendi edebi türünü oluşturmasında katkıları olduğu bir gerçektir.

70’li yıllarda siyasi nedenlerle yurt dışına çıkmak zorunda kalan Behramoğlu, Londra ve Paris’te yaşadı. Oralarda tanıştığı Pablo Neruda, Luıs Aragon gibi ünlü edebiyatçılar ona sanatsal anlamda çok şeyler katmıştır.

1974’de çıkan af yasası ile tekrar Türkiye’ye dönen Behramoğlu, Muhsin Ertuğrul yönetimindeki İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda dramaturg olarak çalışmaya başladı.

79’da Türkiye Yazarlar Sendikası genel sekreteri oldu ve o yıl eşi Ludmila Denisenko’dan Barış isimli kızı dünyaya geldi. 80 darbesinden sonra buradaki görevinden ayrılmak zorunda kaldı birçok şiirler yazdı, bazı kitapları toplatıldı, fırtınalı yıllardı. 82’de Barış Derneği kurucusu ve yöneticisi olmaktan tutuklandı. 10 ay hapiste yattı. Hapisteyken Asya-Afrika Yazarlar Birliği’nden ‘Lotus Ödülü’nü aldı 8 yıl hapse mahküm edilince gizlice yurt dışına çıkmak zorunda kaldı. 89’a kadar Fransa’da bazı üniversitelerde hocalık yaptı ve bazı edebiyat dergileri çıkardı. 1989 yılında hakkındaki davalardan suçsuz bulununca beraat etti ve yurda tekrar döndü. Pendik Belediyesi’nde Kültür danışmanlığı yaptı bir yandan da Simavi Yayınlarında editörlük görevini sürdürdü. Şiirlerini yazmaya hiç ara vermedi.

95’te Türkiye Yazarlar Sendikası Genel Başkanı seçildi, iki dönem başkanlık yaptı. Eserleri ile dünya çapında birçok ödüle layık görüldü. 92’den bu yana bazı üniversitelerde hocalık yapmaya ve Cumhuriyet Gazetesi’nde köşe yazarlığına devam etmektedir.

2015 yılı Ataol Behramoğlu’nun 50. Sanat yılıydı ve İzmir’de Büyükşehir Belediyesi büyük sanatçıyı adına düzenlenen iki konserle taçlandırdı.2016 yılında ise Beşiktaş Belediyesi ‘Beşiktaş Şairler Sofası Parkı’na onun bir heykelini dikerek saygılarını sundu.

Behramoğlu şiirlerinin dışında, birçok çeviriler yapmış, ayrıca edebiyatımıza iki ciltlik bir ‘Türk Şiiri Antolojisi’ kazandırmıştır.

Şiirlerinde çok nettir okuyucuyu imgelerde boğmaz. Duyguları’nı şiirlerinde doğrudan ifade eder ve çoğu zaman da okuyucusunun duygularına tercüman olur. Şiiri sevmek hatta şiir yazmak bazen onun şiirleriyle mümkün olur. Bazen onun şiirlerini okuyup bitirince kendinizi ‘lanet olsun bu kadarda güzel yazılmaz ki!’ derken bulursunuz. Ülkemizde birçok insana verilen; sanatçı, şair, yazar sıfatını o sonuna kadar hak etmiş gerçek bir edebiyat adamıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sosyal Hesaplarımız