Soner Yalçın, Kara Kutu Yüzleşme Kitap Tanıtımı

Aşı konusunun gündeme geldiği şu ‘korona günleri’nde Soner Yalçın’ın ‘Kara Kutu Yüzleşme’ kitabı yeniden gündemimizde sıkça yer alır oldu. Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından Aralık 2019 tarihinde yayınlanan kitap, yayınlandığı andan itibaren büyük tartışmaları da beraberinde getirdi. İlaç kullanımı ve uygulanan tedavi yöntemleri ve aşılar hakkında ciddi bir farkındalık yaratan kitap, 552 sayfa, giriş ve sonuç bölümleri ile birlikte toplam 13 bölümden oluşuyor.

Birinci bölümde Rockefeller’in Kozmik Odasındaki Türkler, ikinci bölümde Powel Muhtırası, üçüncü bölümde kolesterol gerçeği ve kolesterol ilaçları, dördüncü bölümde antidepresanlar, beşinci bölümde aşı, altıncı bölümde şeker ve tansiyon ölçümü ve ilaçları, yedinci bölümde antibiyotik ve ağrı kesiciler, sekizinci bölümde tıbbi görüntüleme cihazları, dokuzuncu bölümde vitaminler ve gıda takviyeleri, onuncu bölümde Soner Yalçın’ın bu kitabı kaleme alırken felsefesinden ve esin kaynaklarından yararlandığı tarihi ve güncel karakterler, on birinci bölümde yerli ilaç üretimi yapan firmaların neden ve hangi güçlükler karşısında yenilip kapandığı ve en son ‘sonuç’ bölümünde de dünyanın en kirli endüstrisi olan ilaç sektörünün ardındaki gizli gerçekler tek tek ele alınıyor.

Kara Kutu Yüzleşme Kitabı Hakkında

1970’lerden itibaren neoliberalizm yani kapitalist ekonomi politikaları ABD ve İngiltere öncülüğünde Şili’den başlayarak, tüm dünyada yayılıyor. Çıkarları muhalifine hareket eden kim varsa devlet adamı, bilim adamı ayırmaksızın, çeşitli ayak oyunları ile diskalifiye ediliyor. Amaçlarını gerçekleştirmek uğruna oynanan küresel oyunlar, harcanan insanlar, döneme şekil veren sosyal olaylar ve siyasal gelişmeler örüntüsünde Soner Yalçın’ın Kara Kutu Yüzleşme kitabında detayları ile anlatılıyor. Bu süreçte konunun kitabın içeriği ile bağlantısından kopmadan halkçı sağlık politikalarının neoliberal süreç ile birlikte nasıl endüstrileşmeye başladığı, bireysel tedavi yöntemleri yerine insanların tek tip ve birer robot gibi görülmeye başlanarak herkese aynı tıbbi yöntemler ile tedavi yönteminin uygulanmaya başlandığına dikkat çekiliyor. İlk iki bölüm bu tarihsel sürecin nasıl başladığı ve geliştiği ile ilgili kronolojiyi ele alıyor.

Üçüncü bölümden itibaren Soner Yalçın’ın da kitabında açıkça dile getirdiği gibi ‘sağlığın ekonomi politiği’ anlatılmaya başlanıyor. Yazarın asıl amacı bir hekim edası ile şu hastalıklara bu ilaçlar iyi gelir, ya da bunlar asla ama asla kullanılmamalıdır, aşı yaptırmamalıdır demek değildir. Konu çok daha derindir ve yaratılmak istenen farkındalık bu derinlerde gizlenen amaca yöneliktir. Germen kökenli bir ailenin(Rockefeller  ailesi)Amerika’ya yerleşmesi ve orada önce petrol sonra da sağlık sektörlerine adım atması ile 1800’lü yıllardan itibaren başlayan hikayesi ve onların tüm dünyayı dizayn edecek güce erişmesi arasında geçen süreçte yaşanan olaylar ve bağlantılar tek tek gün yüzüne çıkarılıyor. Onlara dair bilinmesi gerekenler bugün yaşadıklarımızın nedenlerini de çok net bir biçimde ortaya koyuyor.

Soner Yalçın Kara Kutu Yüzleşme kitabında küresel anlamda dünyaya hükmeden 20-25 civarında ilaç firması bulunduğundan ve bunların kendi çıkarlarına nasıl bir araya geldiklerinden bahsediyor. Bu firmalar toplamda hitap ettikleri ekonomi ile dünyanın en büyük ikinci sektörünü oluşturuyorlar. Bu sektörün adı her ne kadar ‘’sağlık ve ilaç sektörü olsa da’’ kesinlikle amaçları insan sağlığını korumak ve iyileştirmek değil.  Zaman zaman sektörün tıkandığı dönemlerde bu amaçları uğrunda yeni yeni hastalıklar yaratmak; örneğin, menopoz ve ergenlik dönemlerinde yaşanan hormonal değişiklikler kaynaklı rahatsızlıklar, hayatın normal evreleri içerisinde yaşanması gereken şeylerken, bunlar birer hastalıkmış algısı yaratılarak insanlar kandırılıp ilaçlara mahkum ediliyorlar. Aynen bu örnekte yaşananlar kişilerin hayatları boyunca karşılaşabilecekleri sorunlar karşısında da yine kişisel gelişimini ve tekamülünü sağlayacak olaylar ve acılar( yakınını kaybeden bir kişinin üzüntüsünün ilaçlarla teskin edilmesi, ayrılık acısı yaşayanın depresyon ilacı kullanması, kalabalıktan utanıp sıkılıp konuşmaya çekinenin cesaret ilacı ya da yaramaz çocuğun konsatrasyon bozukluğu olup, hiperaktif diye damgalanması….) tedavi edilmesi gereken hastalık gibi gösterilerek birer psikolojik hasta profili ortaya çıkarılmış. Sağlıkları konusunda yersiz korkuya kaptırılan ve kandırılan insanların nasıl ilaç tuzaklarına düşürüldüğü ve buna hükümet ve kurumların aracı edildiği gözler önüne seriliyor.

Hasta olmayı engellemek adına yaşamsal süreç içerisinde herkesin dikkat ederek tedbir alabileceği durumlar unutturulmuş örneğin; doğal ve sağlıklı beslenme, hareketli yaşam, sağlıklı sosyal ilişkiler, yeterince su içmek gibi basit kurallar yerine hastalıklar üretilip (gerçek manada laboratuar ortamında üretilip salınan bakteri ve virüslerden bahsediyorum (zika virüsü, sars, kuş gribi, şimdi bu satırları yazarken dünyaya yeni bir korku olarak salınan korona virisü vs. vs…)insanlar aşı ve ilaç bağımlısı haline getirilmiş. Onların fikirlerinde yatan temel amaç hasta insan yaratmak ve oluşan piyasaya daha fazla ilaç satmak. Nihayetinde gelinen noktada olduğu gibi: ‘’Hastaneler ticarethane, hastalar da müşteri…’’

Soner Yalçın’ın Kara Kutu Yüzleşme kitabında dikkat çektiği bir diğer konu da endüstriyel gıdalar…Endüstriyel gıdalar ile zehirlenen insanlar önce hasta edilmiş yine endüstriyel tıpla da yaşam boyu ilaç kullanmak zorunda bırakılmış ve yaşam boyu bu kısır döngü devam ediyor. İlaçların yan etkileri organları yoruyor ve başka hastalıkların oluşmasına zemin hazırlıyor. Çünkü insanoğlunun metabolizması doğal besinleri sentezlemeye(metabolize etmeye) programlanmış, sentetik ilaçları değil… Ayrıca ilaçlar insanları tedavi etmiyor, iyileştirmiyor. Ömür boyu o ilaçları kullanmaya mahkûm oluyoruz.

Bu hale nasıl geldik diye düşünüyor ve sorguluyorsanız; Soner Yalçın’ın 1800’lü yıllardan başlayarak bu işin tarihçesini anlattığı ve günümüze kadar getirdiği bu inceleme ve araştırma kitabını mutlaka okuyunuz. Kitabın adında da geçtiği gibi gerçekten sizin için de bir ‘yüzleşme’’ olacaktır.

Belki size çok klişe bir söz gibi gelebilir ama bu işin arkasında gerçek manada ‘küresel güçler’ var. Nasıl olup da bir ailenin tüm dünyaya hükmedebilecek güce eriştiğini siz de hayretler içerisinde okuyacaksınız.

Dünya Sağlık Örgütü, Dünya Bankası gibi küresel örgütleri kimler finanse ediyor? Finans gücünü elinde tutanlar nasıl her istediklerini bu örgütlerin gücünü de kullanarak dünyayı kendi istekleri doğrultusunda şekillendiriyorlar? Ardında dönen kötü niyetli hesaplar ve pis işler neler? Asıl amaçları ne? Bill Gates’in 2008 TEDx konuşmasında dile getirdikleri, asıl gerçek amaçları mı?! Artan dünya nüfusunu niteliksiz nüfustan azaltmaya çalışmak ve dünya kaynak ve üretimlerini daha ‘nitelikli’ buldukları insanlar için kullanabilme fırsatını yaratmak mı?!

İşin ekonomi politiği denilen bu mu?

Koruyucu hekimlik, tamamlayıcı ve bütüncül tıp gibi alanlar, hatta tıp eğitimi müfredatında fizyoloji beslenme etiği gibi dersler tamamen kaldırıldı. Bu kimlerin işlerine geliyor acaba? Aşılar, kolesterol ve tansiyon ilaçları, antidepresanlar ve diğer birçok ilaçların yan etkileri neden özellikle doğurganlığı etkiliyor, kısırlaşma gibi sonuçlara sebep olabiliyor?Tüm dünyada istedikleri her şeyi kendi hedefleri doğrultusunda finans güçlerini kullanarak nasıl değiştiriyor ve yeniden dizayn ediyorlar… Bizim ülkemizde bu işlere kimler vesile olmuş, 80’lerden başlayan süreç Osmanlı döneminden beri, hatta Kurtuluş Savaşı şartlarında bile kendi aşısını kendisi üreten Avrupa’ya aşı ve tıbbi tedavi yöntemleri pazarlayan ülkemizi başka birçok şeyde olduğu gibi sağlıkta da nasıl ABD ve AB’ye mahkûm etmiş!?

…Ve bu arada harcanan şeyin birimi insan, insan, insan…

Soner Yalçın Kara Kutu Yüzleşme Kitabı Dil ve Anlatımı Hakkında

Soner Yalçın, istatiksel ve bilimsel verilerden yola çıkarak konuları derinlemesine ele almasına rağmen üslup olarak oldukça akıcı ve anlaşılır bir dil kullanıyor. Konular kategorize edilerek anlatıldığı için bütünlük içerisinde anlaşılır olması daha da kolay oluyor. Konu sağlık ve ilaç sektörü olmasına rağmen bilimsel birçok terim gayet açık ve her kesimden insanın anlayabileceği basitliğe indirgenmiş. Başından sonuna kadar olağan bir akıcılık içerisinde çok rahat okunabiliyor.

Konu her birimizi tek tek ilgilendiren, mutlaka bilmemiz ve farkında olmamız gereken son derece hassas bir noktaya değiniyor. Okuyalım, bilinçlenelim, farkında olalım ve yüzleşelim…

Herkese keyifli okumalar dilerim…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Sosyal Hesaplarımız