Select Page

Aile İçi Huzursuzluk En Çok Çocukları Etkiliyor

Aile İçi Huzursuzluk En Çok Çocukları Etkiliyor

Aile Içi Huzursuzluk En Çok Çocukları Etkiliyor … Çocuklar için aile, gelecekteki hayatlarını şekillendiren en önemli kurumdur. Yapılan araştırmalar; huzurlu ve sıcak bir aile ortamında büyüyen çocukların daha sevecen, empati kurabilen ve hayatta daha başarılı bireyler olabildiğini ortaya koymuştur. Sağlıklı bir aile içi iletişimin olması, aile bireylerinin karşılıklı olarak duygu ve düşüncelerini doğru bir şekilde anlamalarını ve çocukların gelişimi için uygun bir ortamın oluşmasını sağlar.

Psikolojik olduğu düşünülen birçok rahatsızlıkta uzmanların ortak kanaati ‘çocuklukta yaşanan travmaların gelecekteki hayatı doğrudan etkilediği’ yönündedir. Bu nedenledir ki danışanlarına belki de ilk söyledikleri; ’sizin çocukluğunuza bir inmemiz lazım’ dır. Her ne kadar klişe bir söz olduğu düşünülse de gerçek tam da böyledir.

Aile içi huzursuzluk en çok çocukları etkiliyor 1

Aile İçi Huzursuzluk En Çok Çocukları Etkiliyor

Çocukların gelecek yaşamlarını büyük ölçüde şekillendiren en önemli kurum ailedir. Yapılan bilimsel bir araştırmanın sonucuna göre çocukların psikolojisi, boşanmadan çok, boşanma öncesi yaşanan kavgalardan etkileniyor. Huzurlu ve sıcak bir aile ortamında büyüyen çocuklar daha sevecen, empatik ve başarılı olurken Aile İçi Huzursuzluk yaşayan/şahit olan çocukların % 30’unda davranış bozukluğu gözleniyor.

Sağlıklı bir aile içi iletişiminin olması, aile üyelerinin karşılıklı olarak birbirlerinin duygu ve düşüncelerini doğru anlamasını sağlar. Bu ortamda aile içi işbirliği, paylaşım ve yardımlaşma artarak ilişkiler pozitif yönde gelişir ve çocukların gelişimi açısından uygun ve sağlıklı şartlar oluşur. Farklı kültür ve ailelerden gelerek kurulan aile ortamında elbette ki anlaşmazlıkların da olması kaçınılmazdır. Ancak tartışma sırasında çiftlerin birbirine hakaret ederek yıkıcı eleştiriler yapmaması, birbirlerini dinleyip anlamaya çalışarak şiddete başvurmadan sorunlarını çözmeyi başarmaları çok önemli. Çiftler bunu başarabilirlerse, çocuklarının Aile İçi Huzursuzluk (tan) olumsuz bir şekilde etkilenmesinin önüne geçebilirler. İletişimlerini bu yönde geliştiremeyen çiftler çocuklarının özgüven duygusuna yıkıcı darbeler ve kalıcı izler bıraktıklarını asla akıllarından çıkarmamalıdırlar.

Aile İçi Huzursuzluk en çok çocukları etkiliyor

Çocuklarınızın kendisini suçlu ve öz güvensiz hissetmesine sebep olmayın

Anne baba arasında yaşanan şiddetli tartışma ve kavgalara şahit olan çocuklar kendilerini güvensiz ve suçlu hissetmekte ve anne ve babası arasında yaşanan anlaşmazlıkların merkezine kendisini koyarak, sevilmediğini ya da ilişkilerinin kendisi yüzünden bozulduğunu düşünebilmektedir. Anne ve babasının ayrılacağı düşüncesi de kendisinin ortada kalacağı kaygısının gelişmesine sebep olmaktadır.

Yapılan sosyolojik ve psikolojik araştırmalar göstermiştir ki, anne ve babalarının tartışma esnasında şiddet gösterdiğine tanık olan çocuklar ileriki yaşamlarında ya bu şiddetin uygulayıcısı ya da kurbanı olmaya yatkınlık göstermektedir.

Ne kadar istenmeyen bir durum olsa da bazen çocukların anne-babalar arasında yaşanan bu tip huzursuz durumlara şahit olmasının önüne geçilemediği anlar olabilir. Bu gibi durumlarda her şey bir kenara bırakılarak, çocuğa anne ve babalar birbirlerini çok sevse de zaman zaman anlaşmazlıkların ve fikir ayrılıklarının yaşanabileceği, ama bu anlaşmazlıkların çözüme ulaştırılmasıyla ilişkilerinin olumlu yönde etkilenip güçleneceği mesajı verilmelidir. Bu mesajı etkili ve doğru bir şekilde veremeyen ailelerin çocuklarının şu an ve gelecekteki ruh sağlığı ve daha sağlıklı ilişkiler kurabilmeleri açısından mutlaka aile ve evlilik terapisi desteği almaları sağlanmalıdır. Çünkü çocuklarda aile içi huzursuzluk yaşanması nedeni ile; özgüven eksikliği, kaygı bozukluğu ve dikkat eksikliği gibi psikolojik kökenli rahatsızlıklar ortaya çıkabilmektedir. Bazı çocuklarda ise yaşadıkları travmaların etkisi ile, içe kapanma, öfke nöbetleri, kontrol edilemeyen sinir atakları, depresif duygu durumları, uyku düzeni bozuklukları, huzursuzluk ve mutsuzluk gibi durumlarla da karşı karşıya kalınabilmektedir.

Çocukların kendilerini en güvende hissettikleri aile ortamında en güvendiği kişiler olan anne ve babalarının ilesim kuramamaları, çocukları dış dünyaya karşı da güvensiz bireyler haline getirmektedir. En değerli varlıklarımız olan çocuklarımızı böyle problemler ile karşı karşıya bırakmamak için, tartışma sonrasında çocuklarla konuşurken çiftlerin birbirini kötülememeleri, eleştirmemeleri, haklı çıkmaya çalışırken yıkıcı sonuçlar doğurmamak adına mutlu oldukları mesajını vermeleri çok büyük önem taşımaktadır.

Diğer taraftan ebeveynler çocuklarına, yaşanan anlaşmazlıkların kendisine olan sevgiyi asla eksiltmeyeceği vurgusunu yaparak mutlaka güven vermelidir. Evdeki sorun ne olursa olsun çocuğa yeterince ilgi ve sevgi gösterilmelidir.

Bu gibi durumlarda çocuğu inandıran ve onlara güven veren en önemli unsur davranışlardır. Bu nedenle çiftler birbirlerini ve çocuklarını sevmeye devam ettiklerini anlatan söylemlerle birlikte bunu davranışları ile de pekiştirmelidir.

Aile içi huzursuzluk en çok çocukları etkiliyor 2

Aile içi sağlıklı iletişim için dikkat edilmesi gerekenler

  • Aile bireyleri birbiri ile direk ve net konuşmalı ima ve iğneleyici sözlerden kaçınmalıdır.
  • Aile içinde ufak tefek diye önemsenmeyen sorunlar ve anlaşmazlıklar bile olsa çözümü adına konuşulmalı ve biriktirilmemelidir.
  • Aile bireyleri birbirine yeterli ve düzenli zaman ayırmalıdır.
  • Suçlayıcı söz ve davranışlardan kaçınılmalı ve çiftler özeleştiri yapmayı asla göz ardı etmemelidir. Bunu sesli yapabilmek ise en doğru olanıdır.
  • Aile bireyleri birbirinde sevdikleri ve takdir ettikleri yönleri dile getirmekten çekinmemelidir. Bu gibi sözel ve davranışsal mesajlar ilişkilerin olumlu yönde gelişmesine katkı sağlar.
  • Çözüme ulaşmak noktasında aile bireyleri birbirine şans ve zaman konusunda da toleranslı olmalıdır.

Herkese huzurlu ve mutlu günler dileriz!

Konu ile ilgili olarak Ergen ve Ebeveyn İlişkisi üzerine olan makalemize de göz aymak isteyebilirsiniz!

About The Author

jasmin

Okumayı, araştırıp öğrenmeyi seven bir kişi olarak;''Bildiğini bildirmek!'' sorumluluğundan hareketle, hayatla ilgili tecrübelerimden edindiğim birikimi insanlarla paylaşmaktan mutluluk duyuyorum. Hayatta maddi olan bir şey paylaşıldığında, bir taraf artarken diğer taraf eksilir. Oysa ki, ''bilgi paylaşıldıkça artar''.

Leave a reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir